Site İçi Arama


 

Üst Kategori

 

HASTALIKLAR

9. YAPAY BOZUKLUKLAR

Yapay bozukluğu olan hastalar istemli olarak tıbbi ve ruhsal bozukluk belirtileri oluşturur, öykülerini ve semptomlarını yanlış tanıtırlar. Bu davranışın tek görünür amacı hasta rolü takınmaktır. Bu hastaların çoğu için hastaneye yatış birincil amaç ve bir yaşam biçimidir.

Yapay bozuklukların yaygınlığı bilinmemektedir. En sık erkeklerde, hastane ve sağlık çalışanlarında ortaya çıkıyor gibi gözükmektedir. Munchausen sendromu, hastane bağımlılığı, cerrahi girişim bağımlılığı ve profesyonel hasta sendromu diğer isimleridir.

Bu bozukluğu olan hastaların temel özelliği hastaneye yatış ve hastanede kalışı sağlayabilecek düzeyde fiziksel semptomlar ortaya çıkarabilme yetenekleridir.

Yapay bozukluk somatizasyon bozukluğundan (Briquet Sendromu) yapay sendromların istemli bir biçimde oluşturulması, çok sayıda hastane yatışlarıyla giden bir seyrin olması ve olağan dışı sayıda mutilasyon işlemlerine girmeye istekli olunması ile ayrılır.

Ganser Sendromu; en tipik olarak cezaevlerindeki tutuklularda görülen tartışmalı bir durumdur. Yaklaşık yanıtların kullanımı ile belirlenir. Bu sendromda kişiler basit sorulara şaşırtıcı biçimde yanlış yanıtlar verirler. Ganser sendromu DSM-IV’ te başka türlü adlandırılamayan disosiyatif bozukluk olarak sınıflandırılır.

Yapay bozukluklar çocukluk ve ergenlikte görülebilmekle birlikte özellikle erken erişkinlerde başlar. Bozukluğun başlangıcı veya tedavi arayış dönemleri gerçek bir hastalık, kayıp, reddedilme ve terk edilmeyi takip edebilir. Genellikle hastanın kendisi veya yakın bir akrabası gerçek bir fiziksel hastalık nedeniyle çocukluk veya erken erişkinlik döneminde hastanede yatmıştır. Bu nedenle, sinsice başlayan ve başarıyla tamamlanan uzun süreli hastane yatışları görülür. Bozukluk ilerledikçe hasta, ilaçlar ve hastaneler hakkında bilgi sahibi olur.

Çoğu olguda prognoz kötüdür. Hastanın öyküsünde dönem dönem psikiyatri servisine yatışlar da olabilir.

Yapay bozuklukların tedavisinde hiçbir özgül psikiyatrik tedavi etkili değildir. Belki de başarılı uygulamada en önemli tek etken hekimin bozukluğu erken tanımasıdır. Hastaların çoğu, ilgi çekme yöntemleri tanımlanıp açıklığa kavuşturulduğu zaman tedaviyi bırakırlar.

 




Üye Girişi


Kullanıcı adı


Şifre
 

Şifremi Unuttum